banner24
‘'DEPREMLER KAÇINILMAZSA''

‘’DEPREMLER KAÇINILMAZSA’’
KENTSEL YERLEŞİM VE İNŞAATLARDA  JEOFİZİK  VEJEOTEKNİK ETÜTLERİN ÖNEMİ*
Ülkemiz tektonik, sismik, topografik ve iklimsel yapısı gereği Deprem, sel, çığ, heyelan, yangın gibi doğal afetlerle sıklıkla karşı karşıya kalmasıyla beraber, Depremlerde insan kaybı açısından dünyada üçüncü, etkilenen insan sayısı açısından sekizinci sıradadır. Ülkemiz aktif tektoniğinin ana unsurlarını Kuzey Anadolu Fayı, Doğu Anadolu Fayı, Ege Graben Sistemi, Doğu Anadolu Sıkışma Bölgesi ve Helenik-Kıbrıs Yayı oluşturmaktadır. Antalya ve yakın çevresi de belirtilen bu büyük faylardan Helenik-Kıbrıs Fayının etki alanına girmektedir. Helenik-Kıbrıs yayı, Türkiye’nin güney kıyısı yakınlarında, Girit adasının güneyinden geçerek kuzeydoğu yönünde Rodos adasının güneyinden
Fethiye Körfezi’ne doğru uzanır. Şekil 1. Türkiye ve Çevresindeki Levha Tektoniği Modeli (İzmir Deprem Master Planı,2000) Antalya ve çevresi, (1) Fethiye-Burdur Fay Zonu, (2) Helenik-Kıbrıs Fayının Plini ve Strabo hendekleri ile Antalya Körfezi’nde uzanan bölümü (3) Aksu Bindirmesi boyunca uzanan faylarda olan hasar yapıcı depremlerden etkilenmektedir. Depremler, genellikle Helenik-Kıbrıs Yayı’nın Plini ve Strabo hendekleri boyunca yoğunlaşmaktadır. Hasar yapıcı ve yıkıcı depremler bu faylar boyunca oluşmaktadır. Diğer yandan Antalya Körfezi içerisinde de yoğun mikro deprem etkinliği gözlenmektedir. Aksu Bindirme Fayı boyunca yüzlerce yıldır herhangi bir hasar yapıcı deprem meydana gelmemiştir. Şekil 2. Helenik-Kıbrıs yayı boyunca 3 ve güneybatı Türkiye’de 1 olmak üzere farklı 4 yer sismik boşluk olarak değerlendirilmiştir. Bunlar; 1. Zafer Sismik Boşluğu [İskenderun Körfezi ile Zafer Burnu (Kıbrıs) arasında] 2. Antalya Sismik Boşluğu [Arnavut Burnu (Kıbrıs) ile Antalya Körfezi arasında] 3. Aksu segmenti [Antalya Körfezinin kuzey kısmı, Aksu bindirme fayı] 4. Gökova Segmenti [Gökova Körfezi boyunca] Son zamanlarda ülkemizde üst üste gerçekleşen hasarlı ve hasarsız Ortalama olarak her yıl büyüklüğü 5 ile 6 arasında değişen depremlerden anlaşılmıştır ki;orijini ve oluşum şekli ne olursa olsun deprem kaçınılmazdır o halde depremin önceden tahmin edilmesi ve öngörülmesinin hiçbirimize tedbir almadıysak can ve mal kaybının olmaması anlamında marjinal faydası getirisi yoktur. Yani depremin bugün olması ile yarın olması arasında tedbir almadıysanız (Güvenli yapı, güçlendirilmiş temel ve yapı, Sığınaklar, deprem toplanma merkezleri vb. olmadıkça) sansasyonel olmasından başka hiçbir fark yoktur. Evden kaçsanız sığınacağınız yer yoksa yolda üstünüze binada yıkılabilir.  Düşünün ki sizin eviniz depreme dayanıklı son derece sağlam ve güvenli bir yapı ama o gün tesadüfen bir akrabanızın evinde yada bir dost ziyaretindesiniz yada yolda veya  işyerindesiniz sizi kim koruyacak hangi güvenli yapı? Hadi korunamadınız nereye sığınacaksınız ? Hayatta kalabilmek için sadece bir konuda tedbir almak yetmiyor. İsviçre’de evlerin m2 sinden fazla sığınakları var. Olası depremlerde Can ve mal kaybının olmaması için önceden tedbirli olmaktan başka yapacak bir şey yoktur. Tedbirler o günlük değil kökten geniş kapsamlı ve bir bütün olarak yapılması halinde hepimizi koruyacaktır. Tedbirler konusunda hem ilgili bakanlıklar, AFAD (TUSAK, AFADEM),hem valilik hem belediyeler üstlerine düşen görevleri yerine getirmekteler. Deprem her yerde ve her an olacak gibi  düşünerek ve gerekli tedbirlerin alınmasına katkı sağlamak için  azami gayretle can ve mal kaybına uğranmasına engel olmak adına Biz jeofizik mühendislerine görev düşmektedir. Bunlardan başlıcaları;  jeofizik, jeolojik ve jeoteknik faktörler gözardı edilmeden ve  buna bağlı olarak doğru kentsel yerleşim yeri seçimi yapılması, zeminin  jeolojik yapısına ve jeofizik parametrelerine (zemin etüdü statik-dinamik) uygun zemin-temel-yapı bağlamını gerçekleştirerek inşaatın yapılmasını sağlayarak  deprem anında büyük can ve bina hasarlarına yol açılmasına engel olmamız gerekmektedir. Ayrıca halen tehlikeli görülen yerleşim yerlerindeki inşaatlarda çeşitli jeofizik yöntemlerle riskli yapı hasar tespit edilerek temel, yapı yada ikisi birden güçlendirme yapılması gerekmektedir. Bu konuda jeofizik mühendisleri olarak Çevre ve Şehircilik bakanlığı ve Belediyelerimizle beraber çalışmanın son derece hayati öneminin olduğunu da vurgulamak isteriz. Baraj, tünel, otoyol vb. mühendislik yapılarının tasarım ve projelendirilmelerinde nasıl tam donanımlı jeofizik jeolojik ve
jeoteknik raporlar hazırlanıp uygulanıyorsa aynı şekilde kentsel yerleşim yer seçimleri yapılırken, makro ve mikro ölçekte inşaat
mühendislik projelendirmeleri  öncesinde, sırasında ve sonrasında da yapılması gerekmektedir. Böylece inşaat  zeminlerinin jeofizik jeolojik yapısal özelliklerinin, jeoteknik özelliklerinin, yeraltı suyu koşullarının ve jeolojik çevrenin yapılar ve kentin gelişimi üzerindeki etkileri hem ortaya çıkarılmış  hemde kentsel plânlama sürecinde ve inşaat öncesinde ve sonrasında ayrıntılı şekilde değerlendirilmiş ve
tasarımı yapılmış olacaktır. Bu amaçla bir an önce Antalya Büyükşehir ve ilçe Belediyelerinde’’Deprem araştırması zemin etüd  şube müdürlüğü’’ kurulmalı ve buraya bağlı Jeofizik mühendislerine ilave kadrolar açılmalı ve halıhazır jeoteknik  raporların dinamik yönünü güçlendirecek daha kapsamlı bir şekilde yapılması sağlanmalıdır. Ayrıca yapı denetim firmalarında jeofizik mühendisi istihdamının biran önce sağlanması için yasadaki boşlukların giderilmesi ve zemin etüdü şantiye şefliğinde yine jeofizik mühendisininde jeoloji mühendisi ile beraber yada tek başına çalışmasını yolları açılmalıdır. Bu konuda TMMOB Jeofizik mühendisleri odası Antalya Şubesi olarak
Bakanlıklara, valilik ve tüm belediyelerimize ilgili departman kuruluşu ve jeofizik mühendisi istihdam sağlanması konusunda jeofizik ve
jeoteknik raporlama tekniği , hasar tespiti çalışmaları donanım ve alt yapımızla tam destek vermeye hazır olduğumuzu kamuoyuna saygıyla bildiririz.



 
banner71
Anahtar Kelimeler

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Yap Yeni Üyelik

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner81

banner82

banner88

banner92

banner110

banner112

banner113

banner114

banner120

banner122

banner137

banner151

banner150

banner77

banner83

banner84

banner87

banner89

banner91

banner116

banner95

banner117

banner124

banner138

banner152

banner149

DÜĞÜN SALONU İŞLETMECİLERİNDEN CUMHURBAŞKANI...

Haberi Oku