banner24
ELMALILI'NIN ORİJİNAL İKİNCİ MEALİ, TORUNUNDAKİ ARŞİVDE BULUNDU
Araştırmacı Yazar Necmi Atik, Elmalılı Hamdi Yazır'a ait ve şu an torununda bulunan arşivde, Kuran-ı Kerim'in ikinci bir mealinin orijinalini bulduklarını, bu mealin daha anlaşılır dille yazıldığını söyledi.
Antalya'da yaşayan ilahiyatçı araştırmacı yazar Necmi Atik, doktorasını Elmalılı Hamdi Yazır'ın eserleri üzerine yapmaya karar verince Yazır'ın yakın akrabalarına ulaştı. Elmalılı Hamdi Yazır'ın İstanbul'da yaşayan torunu Mehmet Hamdi Yazır ile görüşen ve dev kütüphanenin arşivine giren Atik, buradaki el yazması eski günlükler, hat çalışmaları, mektuplar, şiirleri tek tek tasnif etti. Bir taraftan da bu eserleri dijital ortama aktaran Atik, Türkçeye çevirdiği eserler arasında Elmalılı Hamdi Yazır'ın kaleme aldığı, Kuran-ı Kerim'in orijinal Türkçe mealinin ikincisine rastladı.
TEFSİR ELMALILI'YA, MEAL MEHMET AKİF'E VERİLİYOR
Şu an hemen herkesin evinde bir örneğinin olduğu Elmalılı Hamdi Yazır'ın Kuran-ı Kerim Türkçe mealinin yazım aşamalarının da arşiv evraklarından çıktığını anlatan Necmi Atik, 1924 yılında kurulan Diyanet İşleri Başkanlığı'nın başına Mehmet Rıfat Börekçi'nin getirilmesinin ardından tefsir ve meal çalışmalarının hız kazandığını söyledi. Tefsirin Yazır'a, mealin ise Mehmet Akif Ersoy'a görev olarak verilmesini de anlatan Necmi Atik, “1923 yılından sonra yeni bir devlet kuruldu ve bazı reformları vardı. Türkçe Kuran, İslami metinlerin Türkçe olması gibi. 1924 yılında farklı kişilerin Kuran-ı Kerim'den bazı çeviri eserleri vardı, ancak çok fazla yanlış ifadeler yer alıyordu. 1924 yılında Diyanet İşleri Başkanlığı kurulup başkanlığına da Mehmet Rıfat Börekçi getiriliyor. Danışılan herkes Kuran-ı Kerim'in tefsiri için Elmalılı Hamdi Yazır'ı, Türkçe meali için de Mehmet Akif Ersoy'u öneriyor. İkisi de ilk başta bu işin ağır bir vebal olduğunu, yanlış götürmez bir iş olduğunu belirterek kabul etmek istemese de sonrasında kabul ediyorlar" dedi.
'DAHA ANLAŞILIR BİR DİL VAR'
1926 yılında Mısır'da olan Mehmet Akif Ersoy'un, meali yazmaktan 1931 yılında noter kanalıyla vazgeçtiğini bildirdiğini de ifade eden Necmi Atik, bu durumun noter belgeleri ve Mehmet Akif'in kendi hatıratlarında da belgeli olduğunu sözlerine ekledi. Akif'in meal yazmaktan vazgeçmesi üzerine tefsiri yazan Elmalılı'dan Türkçe meali de yazmasının istendiğine değinen Atik, “Elmalılı da tefsir ve mealin aynı anda basılması şartı ile bu görevi kabul ediyor. İkinci mealde, çok daha net, anlaşılır bir dil var. İkincisinde bazı şeyleri çevirmemiş. Allah'ın isimlerini çevirmemiş mesela. 'Allah görür ve duyar' yerine 'Allah aziz ve hakimdir' demiş. 29'uncu ve 30'uncu cüzü tamamen şiir vezninde yazılmış. Mükemmel tercüme etmiş" diye konuştu.
Elmalılı'nın, hem meal hem tefsir üzerine çalışırken bu süreçte Diyanet İşleri Başkanlığı ile son durumun ne olduğuna dair sürekli mektuplaşıldığını da kaydeden Necmi Atik, Yazır'ın yazıp üzerinden defalarca geçip, düzenleyerek son halini arşivinde sakladığı meali 8 yıllık çalışma ile ortaya çıkardığını, kısa süre sonra okurların dikkatine sunacağını sözlerine ekledi.
 
banner71
Anahtar Kelimeler

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Yap Yeni Üyelik

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner81

banner82

banner88

banner92

banner110

banner112

banner113

banner114

banner120

banner122

banner137

banner151

banner150

banner77

banner83

banner84

banner87

banner89

banner91

banner116

banner95

banner117

banner124

banner138

banner152

banner153

KONUTTA EN ÇOK ANTALYA KAZANDIRDI

Haberi Oku