banner24
KEMER'DE ÇOCUK İSTİSMARI PROTESTO EDİLDİ
KEMER BELEDİYE BAŞKANI MUSTAFA GÜL’ÜN EŞİ NEŞE  GÜL’DEN 'ÇOCUK İSTİSMARI' TEPKİSİ: İÇERİDEKİ MAHKUMLARDAN MEDET UMUYORUZ
Türkiye’de son günlerde yaşanan çocuk istismarları ve kaçırmaları nedeniyle tepki yürüyüşü düzenlendi.
Kemer Belediye Başkanı Mustafa Gül’ün eşi Neşe Gül tarafından özellikle 22 Haziran’da Ankara’nın Polatlı ilçesinde arkadaşlarıyla oyun oynamak için evden çıkan ve bir daha kendisinden haber alınamayan, daha sonra da cinsel istismara uğradıktan sonra öldürülen Eylül Yağlıkara ve Ağrı’nın Doğubeyazıt ilçesinde kaybolan ve açlıktan ölen Leyla Aydemir ile hayatını kaybeden yada hala kayıp olan çocuklar için düzenlenen yürüyüşe, Kemer Belediye Başkanı Mustafa Gül’ün yanı sıra Kemer Özel Umut Su Rehabilitasyon Merkezi’nde öğrenim gören engelli çocuklar ve çok sayıda vatandaş katıldı. Katılan vatandaşlara üzerinde ağzı kapalı çocuk resmi ve altında #SUSMA yazılı tişörtler dağıtıldı. Kemer Belediyesi önünde toplanan grup, Liman Caddesi’nden başlayarak Cumhuriyet Meydanı’na kadar yürüdü. Yürüyüşe katılanlar ellerinde “Çocuk tecavüzüne, istismarına hayır”, “Bedenime dokunma”, “Gizem”, “Ceylin”, “Leyla”, “Eylül” yazılı döviz taşıdı. Grup ayrıca yürüyüş sırasında, “Bedenime dokunma”, “istismara hayır”, “tecavüze hayır” diye slogan attılar. Daha sonra meydanda toplanan grup adına basın açıklamasını okuyan Neşe Gül, caydırıcı kanunlar çıkartarak çocuk istismarlarına bir son verilmesi gerektiğini söyledi.
Gül, çocukların güvenliğini artırarak en ağır cezaların uygulanacağı kanunları en kısa zamanda beklediklerini ifade ederek, Türkiye olarak bu konuya duyarsız kalınmaması gerektiğinin altını çizdi.
20 Şubat 2018’de yaptıkları basın açıklamasının ulusal kanallarda yer aldığını hatırlatan Neşe Gül, “Aynı gün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan çocuk istismarı için en ağır cezanın getirileceğini dile getirdi. Fakat hala caydırıcı yaptırımlar, kimyasal hadım veya kastrasyon uygulamasını boş verin, sadece araştırmayla kaldı. Aradan 4,5 ay ve genel seçim geçti ve yine çocuklarımızı koruyamadık. Eylül gitti. Leyla için ise dualarımız fayda etmedi. Caydıramadık canileri. Leyla’nın annesi günlerce “Kızım sütten başka bir şey içmez. Ona süt verin.” feryatlarını ettikçe yüreklerimiz parçalandı ve anneye malum olmuş ki, boncuk gözlüsü aç bırakılarak katledilmişti. Daha kaç masum çocuk sapıkça emeller için canice katledilmesi gerekiyor?” ifadelerine yer verdi.
“ARTIK MAHKUMLARDAN MEDET UMUYORUZ”
Gül, daha kaç anne ve babanın yüreğine ölünceye kadar çekeceği evlat acısının düşmesi gerektiğini sorgulayarak,”Bu evlat acısının yanında evladımı koruyamadım, daha dikkatli olmalıydım, vicdan azaplarıyla nasıl başa çıkılır? Bu ülkede bir cümle ile seçim tarihleri değişiyor, UBER kaldırılıyor, LYS kaldırılıyor. Kimyasal hadım ağırlaştırılmış müebbet uygulayın cümlesini kurmak neden bu kadar zor? Bizler anne ve babalar ancak yürüyüş yapıp basın açıklaması yapıp tepkimizi dile getirebiliyoruz. Ne yazık ki, kahrolarak diyorum ki, artık içerideki mahkumlardan medet umuyoruz.” diye konuştu.
Birçok ülkenin kimyasal hadımı uyguladığını aktaran Gül, açıklamasına şöyle devam etti: “Tüm partilerin seçilmiş Milletvekillerine sesleniyorum. Halkın size verdiği desteği sizde halka verin. Biz sizi bunun için seçmedik. Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi: “Vatanı korumak çocukları korumakla başlar! Sizlerden canımızdan daha değerli tuttuğumuz evlatlarımızı korumak için el birliğiyle bir sonuca varmanızı ve toplumun yüz karasından bizleri arındırmanızı bekliyoruz.”
Gül, 1990’da Rusya’dan Türkiye’ye gelecek turistler için Turizm Danışma Bürolarında dağıtılan bir broşürde yazanlardan bahsederek, “Türkler için çocuklar yarı Tanrı kadar kadar özeldir.” Tanımadığınız bir Türk çocuğunuza hediye vermek isteyebilir, Red etmeyin. Eğer ederseniz bunu saygısızlık olarak algılarlar. (not: Türk halkı büyük oranda müslümandır ve pedofiliye rastlanmaz.) nereden nereye geldik? Dualarımız Amonos Dağı’nın eteklerinde kaybolan evladımız Ufuk Tatar için. Silvan’da koyun otlatırken kaybolan evladımız Yusuf Yılmaz için. Dualarımız Siirt Pervari’de Botani Deresine gitmek üzere yola çıkıp dönmeyen evladımız Salih Oral için. lütfen sizler sağ salim dönün yuvalarınıza” dedi.
Basın açıklamasının ardından Hakkı Saygan Ortaokulu 8. Sınıf öğrencisi Zeynep Dayısı, 22 Haziran günü evden çıktıktan sonra kendisinden haber alınamayan ve daha sonra cinsel istismara uğradıktan sonra öldürüldüğü tespit edilen “Eylül” için yazdığı şiiri okudu.
Ortaokul öğrencisi Zeynep Dayısı yazdığı “Küçük Eylül” isimli şiiri ile ilgili olarak; “Bu şiiri yazma nedenim, ben bu haberleri çok duydum ve çok üzüldüm. Yani çocuklara yapılmaması gereken şeyler ve her zaman onlar için dua ettim ama maalesef öldüler. Çok üzücü haberler bende bunlardan dolayı şiir yazmayı sevdiğim için neden böyle bir şiir yazmayayım dedim ve kalemi alarak böyle bir şiir yazdım. Şiiri yazarken duygulandım ve ağladım. Çok duygusallaştım. Çünkü aynısı bana olsa annemin nasıl bir hale düşeceğini düşünerekten de yazdım. O yüzden böyle anne kelimelerini kullanarak yazdığımdan dolayı böyle gözlerim yaşardı” dedi.
 
 
 
banner71
Anahtar Kelimeler

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Yap Yeni Üyelik

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner81

banner82

banner88

banner92

banner110

banner112

banner113

banner114

banner120

banner122

banner123

banner151

banner150

banner77

banner83

banner84

banner87

banner89

banner91

banner111

banner95

banner117

banner121

banner125

banner152

banner149

BAŞKAN TÜREL: HAL YASASI KİMSEYİ MAĞDUR...

Haberi Oku