Antalya'da baharın gelişi ile çiçeklenen Eğrigöl Yaylası'na giden motosikletli grubun endemik dağ laleleri ile çiğdemleri ezmesi, tepki çekti. Köylüler, yaylaya gelip, drift atanlardan dert yanarken, yaban hayatı uzmanı veteriner hekim Gökçe Coşkun, "Özellikle bitki türlerinin ilkbahar döneminde ezilmesi, biyolojik çeşitliliğe zarar verir" dedi.

Gündoğmuş ve Alanya ilçeleri sınırındaki Geyik Dağları eteklerinde 2 bin 350 rakımdaki Eğrigöl Yaylası, ilkbaharın gelişi ile endemik ve rengarenk çiçeklerle süslendi. Yılın bu dönemi doğa gezginleri yaylaya giderken, bölgeden paylaşılan bazı görüntüler tepki çekti. Trans Euro Trail (TET) isimli grubun motosikletli üyeleri, dağ laleleri, mor ve sarı çiğdemlerle süslü alanda motorları ile çiçekleri ezdi. Sosyal medyadan paylaşılan görüntülere, tepki yağdı. Bölgedeki çiçeklenmenin sebebi olarak gösterilen hayvancılık faaliyetlerini yürüten köylüler, yaylaya gelip, drift atanlar ile çiçeklere, doğaya zarar verenlere engel olunmasını istedi.

'ENDEMİK ÇİÇEKLERİ EZİYORSUNUZ'

İki motosikletlinin endemik çiçek türlerini ezdiği görüntülerin altına yapılan yorumlardan bazıları ise şöyle: 'Eğrigöl'ün batısında endemik çiçeklerin bulunduğu alanlarda motor safari yapıyorlar, off roodçular, çiçekleri eziyorsunuz hiç doğru değil.' 'Hunharca bir video için ezdi çiçekleri.' 'Yerdeki sarı çiçekler endemik çiçeklerdir. Soğanlarını sökmek yasaktır. Motorla üstlerinden geçmemeye çalışmak lazım.' 'Bahar geldiğinde toprağın üzerinde yumuşak yürü çünkü doğa ana hamiledir.' 'Neden çiçeklerin üzerine sürüyorsunuz.' 'Siz nasıl insanlarsınız yazıklar olsun, iki video çekmek için egonuzu tatmin etmek için yok ettiniz şu coğrafyayı.'

EVİNDE ÇAY İÇENDEN DAHA AZ ZARAR VERİYORLARMIŞ

Sosyal medyadaki görüntülere tepki gösterenlere TET Türkiye sayfasından yapılan savunma ise şöyle:

"Doğaya saygımız sonsuz. Buna olabildiğince dikkat etmeye çalışıyoruz ancak bazı durumlarda mecburen yürümeyi bırakın, bakmaya dahi kıyamadığımız noktalardan geçmek zorunda kalıyoruz. Bunun nedeni yolun darlığından dönemeyeceğiniz bir noktaya gelişimiz ya da kardan dolayı dik yamaçtan çıkamayacağımız içindir. Bu bölgelerden geçerken de olabildiğince yavaş ve sakin ve önceden bir araç geçtiyse izinde ilerlemeye çalışıyoruz. Ama malum insanız ve baştan hepimiz doğaya karşı suçluyuz. Ve bu zararın şehirde sıcak evinde ya da ofisinde, çayın kaynarken ketılda, elinde telefonla bize bakıp yargılarken senden daha az zarar verdiğimizin farkındayız. Biz farkındayız insan olarak verdiğimiz zararın bunun için de çok üzgünüz. Peki siz ne kadar zarar verdiğinizin farkında mısınız."

'STRES FAKTÖRÜ DE YARATABİLİR'

ERKILINÇ BASINIMIZ GERÇEKÇİ BİR ÇÖZÜM BULMALI ERKILINÇ BASINIMIZ GERÇEKÇİ BİR ÇÖZÜM BULMALI

Yaban hayatı uzmanı veteriner hekim Gökçe Coşkun, yaban hayatının en çok habitat baskısı tehdidi ile karşı karşıya olduğuna dikkati çekerek, "Burada doğru olmayan, insan-yaban hayatı etkileşiminin rolü büyük. Bu tür doğal güzelliklerin olduğu, endemik flora ve fauna unsurlarının bulunduğu yerlerde daha dikkatli olunması gerekiyor. Araçlarla bu alanlarda gezmek, bölgedeki canlılara zarar verdiği gibi stres faktörü de yaratabilir. Bu alanları gezenlerin bu konuda daha dikkatli olmaları, vatandaşlık görevi. Bundan sonra umarım bu tür görüntülerle karşılaşmayız. Fiziksel olarak zarar verebilirler. Özellikle bitki türlerinin ilkbahar döneminde ezilmesi, biyolojik çeşitliliğe zarar verir. Toros yer sincaplarının evlerine zarar verebilirler. Araç sesi nedeniyle çevredeki memeli ve kuşlar üzerinde stres yaratabilir" dedi.

Editör: ADEM AYDIN