ÇOCUKLARlMlZl OKULA GÖNDERMEYECEĞİZ ÇOCUKLARlMlZl OKULA GÖNDERMEYECEĞİZ

     Türkiye'de devlet kurumları arasında ilk olan Meme Sağlığı ve Hastalıkları Merkezi, Akdeniz Üniversitesi'nde açıldı. Tanı, tedavi, radyasyon görüntüleme, mamografi, cerrahi ve estetik tedavilerinin yapıldığı Meme Sağlığı ve Hastalıkları Merkezi'nde ilk muayenesi yapılan, Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan oldu.

Akdeniz Üniversitesi Hastanesi'nde 1-7 Nisan Uluslararası Kanser Haftası dolayısıyla Meme Sağlığı ve Hastalıkları Merkezi'nin açılışı gerçekleşti. Açılışa Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan, AÜ Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Yıldıray Çete, Organ Nakli Enstitü Müdürü Prof. Dr. Ömer Özkan, Genel Cerrahi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Cumhur Arıcı, Radyasyon Onkolojisi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Aylin Fidan Korcum Şahin, İç Hastalıkları Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Murat Tatlı, Radyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ebru Özan Sanhal, hayırseverler Şükrü Ceylan, Seniha Ceylan, Emel Ceylan Köşk ve çok sayıda öğretim üyesi katıldı. Rektör Özkan'ın kurdele kesiminin ardından Meme Sağlığı ve Hastalıkları Merkezi'nde inceleme yapıldı.

'DEVLET KURUMLARINDA BİR İLK'

Seniha-Şükrü Ceylan Toplantı Salonu'nda gerçekleşen toplantıda konuşan Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan, merkezin Antalya ve Türkiye için hayırlı olmasını dileyerek, "Türkiye'de devlet kurumlarında bir ilk olarak bu merkezi açtık. Farkındalığı artırmak adına özellikle bu hafta açmak istedik. Meme kanseri ile çok sık karşı karşıya kalıyorum. Meme kanseri sadece kadınlarda değil, erkeklerde de görülüyor. Hastalarımız içeri girsin, her şeyi içeride olsun bitsin, tekrar evine gitsin, zaman kaybetmesin. Birçok merkezi burada topladık. Hastalarımızın tüm aşamaları bu merkezde yapılacak. Ekibimiz çok iyi, Antalya bu konuda çok şanslı. Yurt dışından da hastamız gelecek" dedi.

Merkezde görevli ekipte hastaların bilgilerinin toplandığına dikkati çeken Prof. Dr. Özkan, "Farklı farklı merkezlerde bu tecrübeler birikmiyor. Biz ne kadar zor hasta görürsek bir sonraki hastamızda o kadar tecrübeli hale geliyoruz. Tedavi anlamında öne geçiyoruz. Çok kıymetli bir birim oldu, hastalarımızın daha uzun ömürlü olması için elimizden geleni yapıyoruz. Mamografi aletimiz de çok iyi. Birçok şeyi bir anda yapabiliyor. Eskiden mamografiler can yakıcı aletlerdi. Dün bizzat rutin kontrolümde kendim tecrübe ettim. Daha az acı veren, çok konforlu bir alet. Bu tür görüntülemelerde tanılar çok önemli. Özellikle 40 yaş ve üzeri tüm kadınların rutin kontrollerini yaptırmalarını öneririz" diye konuştu.

EN GEÇ 15 GÜNDE MAMOGRAFİ RANDEVUSU

Bu tür merkezlerin çoğalması gerektiğini belirten Başhekim Prof. Dr. Yıldıray Çete, "Hastalarımız tek bir şikayetle geldiklerinde birden çok işlemden geçmek zorunda kalıyor. Özellikle onkoloji gibi alanlarda hastalarımızın dolaşmasını istemiyorduk. Bu nedenle böyle bir merkezi kurduk. Hasta geldiğinde bütün olarak tedavisi burada planlanacak. Hastalarımızın daha az dolaşarak daha konforlu ortamda güncel tedavisine ulaşmasını hedefliyoruz. 1 yıl öncesine kadar mamografi randevularımız 6 ayken şimdi bu süre ertesi gün çekilen hastamız olduğu gibi en geç 15 gün içerisinde çekiyoruz. Türkiye'de mamografi randevuları en kısa hastanelerden biriyiz. Hastamızın durumu ciddi ise daha da erkene alıyoruz" ifadelerini kullandı.

'KANSER BELİRLİ BİR ADIMDAN SONRA HIZLANIYOR'

Prof. Dr. Ömer Özkan, böyle merkezlerin kurulmasının çok önemli olduğunu söyledi. İnsanların adliye ve hastaneye isteyerek gitmediğini belirten Prof. Dr. Ömer Özkan, "Buraya gelen insanların en azından o bunaltılarını, anksiyetelerini azaltmak için mümkün olduğunca elimizden geleni yapmak, hem devlet hem de hayırseverlerin imkanlarıyla tek bir merkez altında, onların işlerini kolaylaştırmak bizim amacımız. Başka hastalıklarda da bu merkezlerin sayısını artırabilirsek insanların konforu artacaktır. 18 yaşında meme kanserine yakalanan hastamız vardı. Meme kanseri çok yavaş gelişen bir kanser türü ama belirli bir adımdan sonra bu durum hızlanıyor. Belki 18 yaşında eskiden de meme kanseri görülüyordu ama biz bunu belki 25-30 yaşında fark ediyorduk. O nedenle ne kadar erken saptanırsa bu hastanın yaşama ihtimali artıyor. O nedenle tarama için 40 yaşı belki biraz öne çekmek gerekebilir" dedi.

'GURUR DUYUYORUM'

Merkezin açılmasına katkı sağlayan hayırsever Şükrü Ceylan ise "Özkan çiftini hayatımda her zaman örnek alıyorum. Başarılarıyla gurur duyuyorum. Merkeze ilk defa geldim ve çok mutlu oldum. Değerli hocalarımıza çok teşekkür ederim. Benim yaşım 73 oldu, hayal kurmaya devam ediyorum. Başka yerlerde de öğrencilerimize destek vermeye devam ediyoruz. Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi'ne bir yurt düşünüyoruz. Milli Eğitim Bakanlığı'mıza da yer bağışlarım oldu. 73 yaşında bir sürü hayalim var, sizin de hayallerinizin olmasını istiyorum" diye konuştu.

Editör: ADEM AYDIN