02. Ocak . 2024
21.Cemaziye'l-Ahir. 1445
بِسْـــــــــــــمِ ﷲِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ
 Bismillahirrahmânirrahîm.
Selamünaleyküm.
Hayırlı sabahlar.
Rabb'im CC. Ahir ve
akıbetimizi  hayr eylesin
Dua ve tefekkür ile.
━━━━━༺۵༻━━━━━
AYET-İ KERİME
İnsanı biz yarattık ve elbette içinden geçenleri biliriz; sağında solunda oturmuş iki alıcı (yaptığını) alıp kaydederken biz ona şah damarından daha yakınız. (Kâf, 50/16-17)
━━━━━༺۵༻━━━━━
HADÎS-İ ŞERÎF
Sizden birisi oruçlu olduğu gün, ne çirkin bir söz söylesin ne de herhangi birisiyle kavga etsin. Eğer bir kimse, kendisine söver ya da sataşırsa yalnızca"Ben oruçluyum"desin.
(Buhârî, "Savm", 9; Müslim, "Sıyâm", 163)
━━━━━༺۵༻━━━━━
SOHBET
Sabır:
Hayatımızın merkezinde yer alan kavramlardan biri olan sabır; sözlükte “dayanma, katlanma, güçlü ve dirençli olma, engelleme, hapsetme” anlamlarına gelir. Kavram olarak ise sıkıntı ve belaları “telaşsız bir şekilde göğüsleme, üzüntü verici ve can sıkıcı olaylar karşısında metin olmak” demektir. 

Tasavvufta da özel bir yeri olan sabır kavramını 
Zünnûn-ı Mısrî hazretleri şöyle tanımlar:
 “Sabır Allah Tealâ’nın emirlerine aykırı davranışlardan uzaklaşma, boğazda düğümlenip kalan musibet lokmasını yutma esnasında sükûneti muhafaza etme ve maişet konusunda fakir olunsa bile zengin görünmektir.”

 Sehl et-Tüsterî k.s
 ise sabrı, “Allah Tealâ’nın sıkıntıyı gidermesini beklemek” olarak tarif eder.